NORMAL OLARAK GÖRDÜĞÜMÜZ DAVRANIŞLAR, HASTALIK BELİRTİSİ OLABİLİYOR


Başka birinin desteğini duymadan hiç bir şey yapamadığınız oldu mu? Yalnız kalmak sizi hep rahatsız mı etti? Başkalarının fikirleri sizin fikirlerinizden hep daha mı parlaktı? Birisinden ayrılmak ya da onu kaybetmek size dayanılmaz acılar mı verdi? Bu ilişki-ilişkilerin bitmemesi için her türlü koşula razı mı geldiniz? Uzun süren bir depresyon hali içerisinde mi yaşam sürdürmektesiniz? Bu durum-durumlar hayatınızın her anında aynı şekilde mi seyretti? Birinden eleştiri aldığınızda, bunu kendi değersizliğiniz olarak mı atfettiniz?

Bu ve bunun gibi belirtiler maalesef 'Bağımlı Kişilik Bozukluğu'nun göstergesidir.

Ergenliğin ilk zamanlarında kendini gösteren bağımlılık duygusu maalesef ilerleme gösterdiğinde kişilik bozukluğuna dönüşmektedir.

Maalesef belirtiler, kişinin her zaman kendini zora sokacak koşulları kendinin yaratması ile bireyin sahip olduğu öz güven eksikliğini daha da pekiştirecek niteliktedir.Bu duruma örnek olarak, kendi ihtiyaçlarını bir kenara bırakıp, kendilerine yönelik kötü davranışlara katlanmaları ve kendilerini yeteri kadar ifade edememeleri gösterilebilir. Birlikte oldukları kişilerden şiddet, küçük düşürme, aşağılama gibi kötü muameleler görseler dahi ilişkiye devam edebilir, ayrılığa dayanamayacaklarını ve tek başlarına kalamayacaklarını düşünürler.

Bağımlı olduklarının farkında olan bu kişiler, bunun bir problem olduğunu kabul etmedikleri için, bir uzmana danıştıklarında, şikayetleri kendi bağımlılıklarından yana değil de diğer (depresyon, sinirlilik, gerginlik) kaynaklı olduğunu gerekçe göstermektedirler.

Psikoterapi genelde bu rahatsızlık için önerilen tedavi yöntemlerinin başında gelir. Kişinin kendine güven geliştirmesi ve daha bağımsız olmaya yönlendirilmesi tedavinin temel hedefidir. İlaç tedavisi ise, zaten bağımlılık duygusuna meyilli olan bu kişilerde bağımlılık yaratacağı endişesiyle, son çare olarak uygulanmaktadır.

 

Uzm. Klinik Psikolog
Zehra Binici Tekin

Benzer Konular