OKUL KORKUSU VE BUNA NEDEN OLABİLECEK DÜŞÜNCELER

OKUL KORKUSU VE BUNA NEDEN OLABİLECEK DÜŞÜNCELER

Okul ve aile, bireylerin eğitiminde birbirlerini tamamlayan oldukça önemli kurumlardır. Çocuk, aile ve ev ortamının dışında farklı bir ortama girme, okula başlama göreviyle karşı karşıya kalınca uyum sorunları yaşanabilmektedir. Çocukların büyük bir kısmı okula uyum sağlarken, bir kısmı da uyum sağlamada zorlanırlar. Bağımlı, ilişki kuramayan, arkadaşları ile oynamayı reddeden, anne ile ilişkisi sağlıklı kurulamamış olan bir çocuğun okula başlarken sorun yaşaması beklenebilir. Okula uyum sağlamada zorlanan çocuklarda yaygın olarak görülen temel problem okul korkusudur. Çocukların bu süreçte kendilerini güvende ve rahat hissetmeleri için öncelikle zamana ihtiyaçları olacaktır. Okul fobisini oluşturan nedenler okuldan veya evden kaynaklanabilir. Okulda sınıf çok kalabalık olabilir, çocuk öğretmenden beklediği ilgiyi göremeyebilir. Çocuğun sınıf öğretmeni çok otoriter olabilir ve çocuk öğretmeninin katı disiplinine uyum sağlayamayabilir. Sınıfta yapılan veya yaptırılan faaliyetler çocuğa zor gelebilir veya belli bir faaliyeti (resim, müzik, yabancı dil vb.) başaramamaktan korkabilir. Kalabalık sınıf ortamında kendisiyle ilgilenilmeyeceği düşüncesi, okul içerisinde kaybolma veya okulda unutulma endişesi, ders süresinin uzun gelmesi veya oyun oynamak istemesi, kuralları anlama ve uygulamada zorluk çekmesi, kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacağından korkması (yemek, tuvalet vb.), kendisiyle alay edileceği düşüncesi, arkadaşsız kalma endişesi onu okuldan soğutabilir ve okul fobisi oluşturabilir.

Bazen de okul fobisinin kaynağı, öğretmen veya okul ortamı olmayabilir. Bu durumda sorunun nedeni evde, ailede aranmalıdır. Çocuğun evden ayrılmak istemeyişinin birçok nedeni olabilir. Bunlar, evde küçük bir kardeşin bulunması, anneyi kaybetme korkusu, anne veya babanın hastalığı, okul açılmadan kısa bir süre önce anne-babanın boşanması veya aileden birinin ölmesi, annenin yalnızlıktan korkması veya çocuğundan ayrı kalmaya hazır olmaması şeklinde sıralanabilir. Okul korkusu çocuğun annesinden ayrılmanın verdiği endişenin sonucudur aslında. Aile öncelikle çocukta kaygı uyandıran düşünceleri tespit edip bu düşüncelerden dolayı oluşan kaygıyı gerçekçi açıklamalar yaparak çocuğun rahatlamasını sağlamalıdır.

Ayrılma sürecine çocuk kadar annenin de hazır olması gerekir. Anne çocuğuna endişelerini hissettirdiği ve çocuktan uzaklaşmadığı sürece çocuğun okula uyumu zorlaşacaktır. Okul fobisinin giderilmesinde aileye de, okula da pek çok görev düşer. Anne ve baba, çocuğuna sakin, soğukkanlı ve anlayışlı davranmalıdır. Anne ve baba çocuğun okuldan uzak kalmaması gerektiğini bilmeli onu okula alıştırmak için her çareye başvurulmalıdır.

Okul korkusu yaşayıp uyum sağlamada zorlanan çocuklarda görülen hallerden bahsetmek gerekirse: çoğunlukla okul sabahları gözlenen ve tatil günleri kaybolan baş ve karın ağrıları, zaman zaman kusmaya dönüşen mide bulantıları ve mide krampları, ağlama, terleme, titreme, korku, aşırı öfke yaşama, belirgin fizyolojik bir neden olmaksızın kendini iyi hissetmeme ile ilgili şikayetler ile evde kalma isteğinde artma, okula gitmeyi reddetme, ağlama, anne babadan ayrılmada isteksizlik, okula gelirken isteksiz olma, yapmaya alışık olduğu davranışları yapmak istememe, bebeksi davranışlar gösterme, yemek ve uyku alışkanlığında düzensizlikler, yalan söyleme gibi sıkıntı belirtileri görülebilmektedir.

Uyum sürecinde birkaç hafta süren huysuzluk ve huzursuzluk dönemleri yaşanabilir. Anneye bağımlılık artabilir. Gece korkulu rüyalar görülebilir. Bu davranışlar oldukça doğal tepkilerdir. Çocuk uyum sağlamaya başladıkça bu davranışlar ortadan kalkacağından endişelenilmemelidir. Sorun uzun süre devam ederse psikolog ile görüşülerek uzman desteği alınması yararlı olur. Her çocuğun okula uyum süresi birbirinden farklıdır. Bu nedenle başka çocuklarla asla kıyaslanmamalıdır. Bu süreç çocuğun kişilik yapısına ve ailenin yetiştirme biçimine göre değişebilmektedir.

Okul fobisini giderme konusunda tüm çocuklara uygun bir eğitim modeli olduğu söylenemez. Bu nedenle aile ile okulun işbirliği halinde olması şarttır. Bir yandan aile, çocuğun bağımsızlığa kavuşması ve olgunlaşması için çalışırken, öte yandan öğretmen çocuğun okulda kendini kanıtlaması, başarılı olduğu alanda kendini göstermesi için fırsat yaratmalıdır. Çocuğun sosyalleşmesi ve arkadaş ilişkilerini güçlendirmesi için okulun dışında da birkaç sınıf arkadaşı ile görüşmesi ve oynaması sağlanmalıdır. Aile, öğretmen ve uzmanın işbirliği ile güven duygusu pekiştirilen çocukta, okul fobisinin zamanla kaybolduğu gözlenir. Okul fobisinin giderilmesinde önemli olan, soruna erken teşhis koymak ve sorunu yaratan nedene uygun eğitim modeli seçmektir.

 

Uzm. Klinik Psikolog
Zehra Binici Tekin

Benzer Konular